Psikoloji - Hayatı Anlamak - Blogcu



Hayatı Anlamak





$6.00 Welcome Survey After Free Registration!


<

28/5/2006 - Uykusuzluğa karşı psikolojik tedavi

Kategori: Psikoloji

Uykusuzluğa karşı psikolojik tedavi

Beth Israel Diyakoz Tıp Merkezi’nden Greg Jacobs tarafından gerçekleştirilen ve Archives of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre davranış terapisi, uyku haplarından daha etkili. Üstelik ilaçsız tedavi uzun vadede olduğu kadar kısa süre içinde de başarılı olmakta.

63 katılımcıdan bir grup sekiz hafta boyunca bilişsel davranış terapisi, ikinci grup uyku hapıyla, üçüncü grup davranış terapisi ve uyku ilacı, dördüncü bir grup ise sadece etkisiz ilaçla tedavi edilmiş.

Dört haftalık terapiden sonra yapılan kontroller sonucunda davranış terapisi ve ikili terapinin en iyi çözüm olduğu ortaya çıkmış. Katılımcıların %44’ünde uykusuzluk sorunu azalmış. Sadece uyku ilacı alan grupta bu oran %29’la, etkisiz ilaç alanlarda ise %10’la sınırlı kalmış.

Sekiz hafta sonra davranış terapisi ve ikili terapinin olumlu etkisi aynı şekilde devam ederken, uyku ilacı düzenli olarak alınmadığı için olumlu etkisini yitirerek Placebo’nun etkisiyle eşit hale geliyor.. Araştırmacılar uyku ilacının düzenli olarak alınması halinde bağımlılık yapacağına dikkat çekerek bilişsel davranış terapisini öneriyorlar.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/5/2006 - Ergenlik Çağında Sorunlar

Kategori: Psikoloji

Ergenlik Çağında Sorunlar

Ergenlik dönemi kişilik kavramının oluşmaya başladığı ve yerleştiği bir dönemdir. Genel olarak bakıldığında 12-21 yaşlarını kapsar. Bu dönem içerisinde birey fiziksel değişiminin yanı sıra psikolojik bir değişimde sergiler. Ancak bu değişimler paralel bir süreci takip etmeyebilir.

Bu dönem de birey bir kimlik arayışı içindedir. Duygu dünyasında sürekli bir kavga vermektedir. Bu kavga doğal olarak düzensizlik ve dengesizlik getirecektir.

Sürekli olarak kendisini ve çevresini anlamaya çalışan birey yargılama mekanizmasını çalıştıracaktır.

Ergenlik dönemindeki birey aykırı sıra dışı ve uç davranışlar gösterme eğilimindedir. Beğenilme ve onay görme arzusundaki genç sürekli olarak düşünsel ve davranışsal  tutum ve davranış değişiklikleri gösterecektir. Bu durum kişilik yapısı oturuncaya kadar devam edecek bir süreçtir.

Ergenlik dönemindeki birey ani ve sonuçlarını hiç düşünmediği tepkiler verebilir. İnatçı, hoşgörüsüz olma, çabuk sinirlenme, başkalarını küçük görme, uzlaşmayı reddetme, keskin ve sert konuşma tarzı, saldırganlık, karşıt tepki geliştirme, yalan söyleme, otoriteye ve kurallara karşı gelme gibi davranışlar gösterebilirler.

Sosyal onay ve statü arzusundaki genç birey toplum içindeki rol değişimiyle birlikte kendi hür kararlarını vermek arzusundadır. Bu dönem içinde ebeveynler genellikle çocuklarının evden uzaklaşmaya başladığını, sürekli olarak onlara karşı geldiklerini ve her durumda arkadaşlarını tercih ettiklerini düşünürler. Böyle bir yapılanma içindeki genç birey evdeki ilişkilerini mümkün olduğunca sınırlı tutarak müdahaleden uzaklaşmaya çalışır. Odasına kapanır, telefon konuşmaları artar, günümüz teknolojisinin yardımıyla bilgisayar başında ya oyun için ya da sanal sohbet için oldukça fazla zaman geçirir. Bunun sonucu olarak aile içinde ve otorite konumundaki özellikle yetişkin bireylerle sürekli çatışma yaşanır.

Yine ergenlik dönemiyle gelen ve gelişen en büyük sorunlardan biri de akademik başarının düşmesidir. Kişilik arayışında ve ziyadesiyle gergin olan genç birey sorumluluk-eğlence-dinlenme dengesini kuramayabilir ve sonucunda akademik başarısızlık ortaya çıkabilir.

Ergenlik döneminde madalyonun diğer yüzü diyebileceğimiz, içe dönük, sosyal ilişki kurma becerisi düşük, çekingen ve sosyal fobisi gelişen bir kişilik yapısı da görülebilir.

Bu dönem içinde ailelerin en çok sorduğu sorular; “Çocuğumla iletişim kuramıyorum? Çocuğum neden yalan söylüyor? Neden bu kadar sinirli? Neden ders çalışmıyor? Acaba kötü arkadaşlıklarımı var?” gibi sorulardır.

Bütün bu sorunların çözümü ise doğru bilgilenme, farkındalık, sabır ve doğru iletişim kurma yöntemleridir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı







<- :: Sonraki Sayfa ->

Kelebekler Gibi Yaşamak

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler